Kaza bazen iki araç arasında gerçekleşir; mali sonucu araçların çok ötesine geçebilir.
Trafik sigortası yalnızca karşı aracın kaporta hasarını karşılayan bir poliçe değildir.
Kusurlu olduğunuz bir kazada başka bir araca zarar verebilirsiniz. Ancak zarar her zaman araçla sınırlı kalmaz. Kontrolünü kaybeden bir araç bir binanın cephesine, işyerine, bahçe duvarına, bariyere veya kamuya ait bir yapıya da zarar verebilir.
Kazaya yük taşıyan bir araç karıştığında, çarpmanın etkisiyle araçta taşınan ve üçüncü kişilere ait mallar da zarar görebilir. Yaralanma veya vefat yaşanması hâlinde ortaya çıkabilecek sorumluluk ise araç hasarının çok daha üzerine çıkabilir.
Zorunlu trafik sigortası, aracınızla üçüncü kişilere verdiğiniz zararlar nedeniyle doğacak hukuki sorumluluğunuzu; kusur oranı, yürürlükteki teminat limitleri, mevzuat ve poliçe şartları çerçevesinde güvence altına alır.
Zorunlu trafik sigortası neyi karşılar?
Trafik sigortası, poliçede belirtilen aracın kullanılması sırasında üçüncü kişilere verilen doğrudan maddi ve bedeni zararları güvence altına alır.
Bu kapsamda;
- Başka bir araçta meydana gelen doğrudan maddi zararlar,
- Şartları oluşmuşsa zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı,
- Bina, işyeri, duvar, bariyer veya benzeri üçüncü kişilere ait kıymetlerde oluşan zararlar,
- Çarpılan başka bir araçta taşınan ve üçüncü kişilere ait mallarda doğrudan meydana gelen fiziksel zararlar,
- Yaralanma nedeniyle ortaya çıkabilecek sürekli sakatlık tazminatları,
- Vefat hâlinde destekten yoksun kalan kişilerin tazminat talepleri
olayın özelliklerine, kusur durumuna ve kaza tarihinde geçerli olan teminat limitlerine göre değerlendirilir.
Trafik kazalarına ilişkin sağlık giderleri ise ilgili mevzuat çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğundadır.
Trafik sigortası kendi aracınızda meydana gelen hasarı karşılamaz. Kendi aracınızı çarpma, çalınma, yanma, doğal afet ve benzeri risklere karşı güvence altına almak için kasko sigortasına ihtiyaç vardır.
Trafik sigortasının olması her zararın tamamen karşılanacağı anlamına gelir mi?
Hayır.
Her araç için trafik sigortası yaptırılması zorunludur. Ancak poliçenin sağladığı koruma sınırsız değildir. Maddi zararlar, sürekli sakatlık ve vefat hâlleri için kaza tarihinde geçerli olan yasal teminat limitleri uygulanır.
Örneğin kusurlu olduğunuz bir kazada çarptığınız araçta yüksek tutarlı bir hasar oluşabilir, araç savrularak bir işyerinin cephesine zarar verebilir, başka bir araçta taşınan emtia hasar görebilir veya birden fazla kişi yaralanabilir.
Aynı kazada birden fazla zarar kalemi ortaya çıktığında toplam zarar trafik sigortasının limitini aşabilir. Limitin üzerinde kalan bölüm, sorumluluk durumuna göre araç sahibi veya işleten açısından ciddi bir mali yük oluşturabilir.
Bu nedenle trafik sigortasını yalnızca “zorunlu poliçem olsun” düşüncesiyle değerlendirmiyoruz. Aracın kullanım biçimini ve neden olabileceği zarar büyüklüğünü de dikkate alıyoruz.
Trafik sigortası limitlerinin yeterli olmayabileceği durumlarda İhtiyari Mali Sorumluluk (İMM) Sigortası ile ek koruma sağlanabilir. Manevi tazminat taleplerinin karşılanabilmesi için ise bu teminatın İMM poliçesine ayrıca eklenmiş olması gerekir.
Taşınan malların zarar görmesi her durumda karşılanır mı?
Burada iki farklı durumu birbirinden ayırmak gerekir.
Kusurlu aracın çarptığı başka bir araçta taşınan ve üçüncü kişiye ait olan malların çarpma sonucunda doğrudan fiziksel olarak zarar görmesi, olayın şartlarına göre maddi zarar kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak kazaya neden olan ve trafik sigortası bulunan aracın kendi üzerinde veya bu aracın çektiği römorkta taşınan malların uğradığı zararlar zorunlu trafik sigortası kapsamında değildir.
Ayrıca teslimat gecikmesi, satışın gerçekleşmemesi, sözleşme cezası veya kâr kaybı gibi dolaylı zararlar, malın doğrudan fiziksel zararından farklı değerlendirilir.
Her hasarda zarar gören malın kime ait olduğu, hangi araçta taşındığı, hasarın kazayla doğrudan bağlantısı, tarafların kusur oranları ve poliçe limitleri birlikte incelenir.
Araç onarımda kaldığı sürede oluşan kayıplar karşılanır mı?
Bir kazada zarar yalnızca aracın onarım bedelinden oluşmayabilir.
Taksi, minibüs, servis aracı, kamyon veya çekici gibi ticari amaçla kullanılan bir araç günlerce çalışamazsa araç sahibi gelir kaybına uğrayabilir. Bireysel kullanılan bir araçta ise onarım süresince başka bir araç kiralanması veya farklı ulaşım giderlerinin ortaya çıkması söz konusu olabilir.
Halk arasında “yatma parası” olarak da ifade edilen araç mahrumiyet bedeli, kazanç veya gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve ikame araç kiralama gideri gibi zararlar, zorunlu trafik sigortasının karşıladığı doğrudan maddi hasardan farklıdır ve trafik sigortası genel şartları kapsamında teminat dışındadır.
Bu durum, kazaya neden olan kişinin hukuki sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Söz konusu talepler olayın ve kusurun durumuna göre araç sahibi, işleten veya sürücüye genel hükümler çerçevesinde ayrıca yöneltilebilir. Talep edilen tutarın ve aracın kullanılamadığı makul sürenin belgeyle desteklenmesi gerekebilir.
Trafik sigortası, zarar gören araçtaki doğrudan onarım giderini ve şartları oluşmuşsa araç değer kaybını yasal limitler içerisinde karşılayabilir; ancak aracın çalışmaması nedeniyle ortaya çıkan her mali sonucu üstlenmez.
Teklifleri yalnızca prim üzerinden karşılaştırmıyoruz
Zorunlu trafik sigortasının temel kapsamı ve teminat limitleri mevzuatla belirlenir. Buna rağmen poliçenin doğru bilgilerle ve doğru kullanım şekli üzerinden düzenlenmesi önemlidir.
Teklif çalışması sırasında;
- Aracın türünü ve kullanım şeklini,
- Ruhsat ve sigortalı bilgilerini,
- Sigortalının hasar basamağını,
- Poliçenin başlangıç ve bitiş tarihlerini,
- Mevcut poliçenin durumunu,
- Sigorta şirketlerinin prim ve ödeme seçeneklerini,
- Hasar sürecindeki hizmet ve operasyon yapısını
birlikte değerlendiriyoruz.
En düşük prim her zaman tek karar ölçüsü değildir. Özellikle ticari araçlar, şirket araçları ve filolar için trafik sigortası limitlerinin olası zarar büyüklüğü karşısında yeterli olup olmadığını da dikkate alıyoruz.
Hasar olduğunda ne yapmalısınız?
Kaza sonrasında öncelikle can güvenliğini sağlamalı, yaralanma varsa 112 Acil Çağrı Merkezine ve gerekli durumlarda kolluk kuvvetlerine haber vermelisiniz.
Yalnızca maddi hasarla sonuçlanan ve tarafların kaza tespit tutanağı düzenlemesine engel bir durum bulunmayan kazalarda taraflar birlikte tutanak düzenleyebilir.
Olay yerinin, araçların konumunun, plakaların, yol ve trafik işaretlerinin ve meydana gelen hasarların farklı açılardan fotoğraflanması sürecin sağlıklı yürütülmesine yardımcı olur.
Kaza tespit tutanağı veya resmî kaza tutanağı, olay yeri fotoğrafları, ruhsat, ehliyet ve poliçe bilgileri gecikmeden sigorta şirketi veya sigorta aracınızla paylaşılmalıdır. Tarafınıza bir talep, ihtarname veya dava evrakı ulaşması hâlinde bu belgelerin de bekletilmeden iletilmesi önemlidir.
Biteklifgönder olarak sorumluluğumuzu poliçenin düzenlenmesiyle sınırlı görmüyoruz. Hasar dosyasının açılmasından sonuçlanmasına kadar süreci takip ediyor, ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeler konusunda sigortalılarımızı yönlendiriyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Trafik sigortası kendi aracımın hasarını karşılar mı?
Hayır. Trafik sigortası, kusurlu olduğunuz kazada üçüncü kişilere verdiğiniz zararları karşılar. Kendi aracınızda meydana gelen hasarlar için kasko sigortasına ihtiyaç vardır.
Karşı tarafa verilen zarar poliçe limitini aşarsa ne olur?
Sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli olan teminat limitleriyle sınırlıdır. Limitin üzerinde kalan zarar, olayın ve sorumluluğun durumuna göre araç sahibi veya işletene yöneltilebilir. Bu risk, uygun limitli bir İMM Sigortasıyla genişletilebilir.
Trafik sigortası manevi tazminat taleplerini karşılar mı?
Hayır. Manevi tazminat talepleri zorunlu trafik sigortası kapsamında değildir. Bu teminat, İMM Sigortasına ek sözleşmeyle dahil edilebilir.
Trafik sigortası fiyatı neden her araçta aynı değildir?
Prim; aracın türü ve kullanım şekli, kayıtlı olduğu il, sigortalının hasar basamağı, yürürlükteki tarife esasları ve sigorta şirketinin fiyatlandırmasına göre değişebilir.
Aracımı sattım ancak trafik poliçesini iptal ettirmeyi unuttum. Yine de prim iadesi alabilir miyim?
Evet. Araç satıldığında mevcut trafik sigortası, araç üzerindeki sahiplik ve işleten sıfatının değiştiği satış tarihi itibarıyla sona erer.
Satışın üzerinden bir süre geçtikten sonra başvuru yapılması, prim iadesinin başvuru tarihinden itibaren hesaplanacağı anlamına gelmez. Noter satış sözleşmesinin daha sonra iletilmesi hâlinde de iade hesabında kural olarak sözleşmede yer alan araç satış tarihi esas alınır.
Örneğin aracınızı üç ay önce sattınız ancak trafik poliçesinin iptalini bugün talep ettiniz. İade edilecek prim, bugünden itibaren değil; aracın noter satış sözleşmesinde yer alan satış tarihi ile poliçenin bitiş tarihi arasında kalan kullanılmamış süre üzerinden gün esasına göre hesaplanır.
Mevcut poliçe aracı satın alan kişiye devredilmez. Yeni araç sahibinin kendi adına yeni bir trafik sigortası yaptırması gerekir.
Trafik sigortası teklifinizi birlikte değerlendirelim
Yalnızca poliçe fiyatını değil, aracınızın kullanım biçimini ve trafik sigortası limitlerinin üzerinde kalabilecek sorumluluk risklerini de birlikte değerlendirelim.
Mevcut trafik poliçenizi veya aldığınız teklifi bizimle paylaşın; araç ve kullanım bilgilerinin doğruluğunu, poliçe dönemini, ödeme seçeneklerini ve trafik limitlerinin üzerinde kalan riskler için İMM ihtiyacınızı birlikte inceleyelim.
Poliçeden önce risk. Hasardan önce yönetim.
English
عربي
Deutsch
Русский