Poliçenin adı değil, hasar anında nasıl çalıştığı önemlidir.
“Full Kasko”, “Altın Kasko”, “Platin Kasko” veya benzeri paket isimleri, poliçenin kapsamını tek başına göstermez.
Kasko Genel Şartlarında ürünler Dar Kasko, Kasko, Genişletilmiş Kasko ve Tam Kasko olarak ayrılır. Sigorta şirketlerinin kullandığı diğer paket isimleri ise çoğunlukla kendi ürün ve pazarlama adlandırmalarıdır.
Bu nedenle kasko teklifini yalnızca paket adına veya primine bakarak değerlendirmek doğru değildir. Asıl fark; aracın hangi serviste onarılacağında, hangi parçaların kullanılacağında, muafiyetlerde, ikame araç süresinde ve hasar dosyasının nasıl yönetileceğinde ortaya çıkar.
İki poliçenin üzerinde de “Genişletilmiş Kasko” yazabilir. Ancak biri yetkili serviste ve orijinal parçayla onarıma izin verirken diğeri yalnızca sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu özel servislerde ve eşdeğer parçayla onarım öngörebilir.
Kaskodaki fark çoğu zaman poliçeyi satın alırken değil, aracınız servise girdiğinde anlaşılır.
Kasko sigortası neyi güvence altına alır?
Kasko sigortası, poliçede belirtilen aracın doğrudan uğrayacağı maddi zararları, seçilen ürünün kapsamı ve poliçe şartları çerçevesinde güvence altına alır.
Temel kasko teminatları genel olarak;
- Aracın başka bir araçla çarpışması,
- Aracın sabit veya hareketli bir cisme çarpması,
- Devrilme, düşme veya yuvarlanma,
- Üçüncü kişilerin kötü niyetli hareketleri,
- Aracın yanması,
- Aracın veya araç parçalarının çalınması ya da çalınmaya teşebbüs edilmesi
sonucunda oluşan doğrudan maddi zararları kapsar.
Deprem, dolu, fırtına, sel ve su baskını, terör, yurtdışı, anahtar kaybı, kemirgen zararları ve benzeri riskler ise poliçenin ürün türüne ve ek teminatlarına göre kapsama alınabilir.
“Kaskom var” demek, bu risklerin tamamının otomatik olarak teminat altında olduğu anlamına gelmez. Hangi risklerin, hangi limitlerle ve hangi şartlarla karşılandığı poliçeden kontrol edilmelidir.
Aynı görünen iki kasko poliçesi neden aynı değildir?
Teklifleri karşılaştırırken yalnızca ana teminatların bulunup bulunmadığına bakmıyoruz. Hasar anındaki sonucu doğrudan etkileyen şu ayrıntıları da inceliyoruz:
- Yetkili servis, özel servis veya sigortalının servis seçme hakkı,
- Orijinal, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça uygulaması,
- Poliçede bulunan tutar veya oran bazlı muafiyetler,
- İkame aracın kaç hasarda, kaç gün ve hangi segmentte verileceği,
- Servis yoğunluğu ve parça bekleme süresinin ikame araca etkisi,
- Cam hasarında kullanılabilecek servis ve camın niteliği,
- Aracın tam hasara uğraması hâlinde rayiç değerin nasıl belirleneceği,
- Yeni araçlarda yeni değer veya sıfır araç koruması,
- Onarım sonrasında eskime veya kıymet artışı indirimi uygulanıp uygulanmayacağı,
- İMM ve manevi tazminat limitleri,
- Yol yardım, çekici, mini onarım ve diğer asistans hizmetlerinin sınırları,
- Sonradan eklenen aksesuarların poliçede belirtilip belirtilmediği.
Poliçenin fiyatı kadar, bu şartların aracınıza ve kullanım biçiminize uygun olması da önemlidir.
“2 x 15 gün ikame araç” gerçekte nasıl çalışır?
Poliçede “2 x 15 gün ikame araç” yazması, her hasarda doğrudan 15 gün süreyle araç verileceği anlamına gelmez.
Bu ifade çoğu uygulamada, poliçe dönemi içerisinde iki ayrı hasar için ve her bir hasarda en fazla 15 güne kadar ikame araç hizmeti alınabileceğini gösterir.
İkame aracın fiilen kaç gün verileceği ise hasarın niteliğine, eksperin belirlediği teknik onarım süresine ve poliçenin asistans şartlarına göre değişebilir.
Örneğin aracınızda tampon hasarı oluştuğunu ve eksperin teknik onarım süresini beş gün olarak belirlediğini düşünelim.
Servis yoğun olduğu için aracın onarımına birkaç gün sonra başlanabilir. Ancak servisin sıra bekletmesi, parçanın tedarik edilmesi veya aracın onarıma geç alınması her poliçede teknik onarım süresine eklenmez.
İkame araç talebiniz eksper incelemesinden sonra açılmış ve onaylanan beş günlük sürenin önemli bir kısmı servis aracınıza başlamadan geçmişse, onarımın başlamasından kısa süre sonra asistans firması sizi arayarak ikame aracı teslim etmenizi isteyebilir.
Bu durumda poliçedeki 15 günlük süre yanlış değildir; ancak bu süre azami sınırı gösterir. Gerçek kullanım süresi, eksper tarafından belirlenen teknik onarım süresiyle sınırlı kalabilir.
İlk hasarda kullanmadığım günler ikinci hasara aktarılır mı?
Çoğu uygulamada hayır. “2 x 15 gün” ifadesi, toplam 30 günlük ve istediğiniz hasarda kullanabileceğiniz serbest bir süre havuzu değildir.
Örneğin ilk hasarınızda ikame aracı sekiz gün kullandıysanız, kullanmadığınız yedi gün ikinci hasara eklenmez. İkinci hasarda kullanabileceğiniz azami süre yine 15 gündür; 22 gün olmaz.
İki kere on beş gün, istediğiniz şekilde kullanabileceğiniz otuz gün anlamına gelmez.
Parça bekleme süresi ikame araç süresine dahil midir?
Aracın serviste kaldığı toplam süre ile teknik onarım süresi aynı olmayabilir.
Aracınızın marka ve modeline göre hasarlı parçanın yurtdışından gelmesi gerekebilir. Araç bu nedenle haftalarca serviste kalabilir. Ancak parçanın tedarik edilmesini beklediğiniz sürenin tamamı her kasko poliçesinde ikame araç süresine dahil edilmez.
Örneğin aracınız 30 gün serviste kalabilir; fakat eksper tarafından belirlenen teknik onarım süresi yedi gün olabilir. Poliçede parça bekleme süresine ilişkin özel bir düzenleme bulunmuyorsa ikame araç hizmeti yalnızca onaylanan teknik onarım süresiyle sınırlı kalabilir.
Bu nedenle ikame araç teminatını değerlendirirken yalnızca gün sayısını değil;
- Servis sıra bekleme süresinin,
- Parça tedarik süresinin,
- Eksper incelemesi öncesi geçen sürenin,
- Onarımın fiilen başladığı tarihin
nasıl değerlendirildiğini de bilmek gerekir.
Çekici ve ikame araç hizmetini kim sağlıyor?
İkame araç, çekici, yol yardım, lastik değişimi ve benzeri hizmetler çoğu zaman doğrudan sigorta şirketinin kendi araçları ve personeliyle verilmez.
Sigorta şirketi bu hizmetleri bir asistans firmasından satın alabilir. Asistans firması da çekici hizmetini bölgesel çekici firmalarından, ikame aracı ise anlaşmalı araç kiralama şirketlerinden veya başka hizmet sağlayıcılardan temin edebilir.
Süreç çoğu zaman şu şekilde ilerler:
Sigortalı → Sigorta şirketi → Asistans firması → Yerel hizmet sağlayıcı
Çekicinin geç gelmesi, uygun segmentte kiralık araç bulunamaması, talebin taraflar arasında eksik aktarılması veya hizmet sağlayıcının sigortalıya zamanında ulaşamaması gibi sorunlar bu operasyon zincirinde ortaya çıkabilir.
Sigortalı açısından hizmet poliçenin bir parçasıdır ve yaşanan aksaklığın muhatabı doğal olarak sigorta şirketidir. Ancak sorunun hızlı çözülebilmesi için aksaklığın hangi aşamada oluştuğunun tespit edilmesi gerekir.
Çekici hizmetinde de yalnızca “çekici vardır” ifadesine bakmıyoruz. Olay başına parasal limit, kilometre sınırı, en yakın servise taşıma şartı, kurtarma ile çekme arasındaki fark ve hizmet adedi gibi ayrıntıları da değerlendiriyoruz.
Servis ve parça seçimi neden önemlidir?
Aracınızın hasar sonrasında hangi serviste ve hangi parçalarla onarılacağı poliçede açıkça belirtilmelidir.
Yetkili servis kullanımı özellikle garanti kapsamındaki, yüksek teknolojiye sahip veya elektrikli araçlarda önemli olabilir. Buna karşılık bazı poliçeler yalnızca sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu özel servislerde onarıma izin verebilir.
Benzer şekilde hasarlı parçanın orijinal, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parçayla değiştirilmesi de poliçedeki şartlara göre belirlenir.
Teklif aşamasında görülmeyen bu ayrıntı, hasar anında araç sahibinin en fazla itiraz ettiği konulardan biri olabilir.
Onarım sonucunda araçta belirgin bir kıymet artışı oluşması hâlinde eskime veya kıymet artışı indirimi de gündeme gelebilir. Böyle bir indirim uygulanacaksa hangi parçalar için ve hangi oranda uygulanacağının poliçede açıkça yazılması gerekir.
Elektrikli araçlarda eski kasko alışkanlıkları yeterli mi?
Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte kasko değerlendirmesinde batarya, şarj ekipmanları, yazılım ve uzman servis ağı gibi yeni konular önem kazandı.
Elektrikli araçlarda özellikle;
- Bataryanın çarpma, yangın, sel veya başka bir teminatlı olay sonucunda zarar görmesi,
- Şarj sırasında meydana gelen yangın veya elektriksel hasarlar,
- Şarj kablosu ve taşınabilir şarj ekipmanlarının kapsamı,
- Wallbox ünitesinin araç poliçesine dahil olup olmadığı,
- Bataryanın iç arızası, üretim kusuru veya zamanla oluşan kapasite kaybı,
- Aracın enerjisinin bitmesi hâlinde en yakın şarj noktasına çekilmesi,
- Aracın doğru yöntemle çekilmemesi nedeniyle oluşabilecek ilave zararlar,
- Yetkili veya elektrikli araç konusunda uzman servis kullanımı
ayrıca değerlendirilmelidir.
Bataryada meydana gelen her zarar otomatik olarak kasko kapsamında değildir. Hasarın çarpma, yangın veya sel gibi poliçede teminat altına alınmış bir olaydan mı; yoksa iç arıza, üretim kusuru, yanlış kullanım, eskime veya kapasite kaybından mı kaynaklandığı belirleyicidir.
Özellikle ticari kullanılan elektrikli araçlarda uzun onarım ve parça bekleme süreleri, işletmenin faaliyetini de etkileyebilir. İkame aracın aynı kullanım amacına uygun olup olmadığı ve ne kadar süreyle verilebildiği ayrıca kontrol edilmelidir.
Motosikletlerde hangi ayrıntılar önemlidir?
Motosiklet kaskosunu otomobil kaskosuyla tamamen aynı şekilde değerlendirmek doğru değildir.
Motosikletlerde;
- Çalınma teminatının hangi güvenlik şartlarına bağlı olduğu,
- Orijinal anahtarların ve gerekli belgelerin ibrazı,
- Kilit, zincir veya kapalı alanda muhafaza şartları,
- Kask, çanta ve sonradan eklenen aksesuarların kapsamı,
- Devrilme ve tek taraflı kazaların değerlendirilmesi,
- Motosiklete uygun çekici hizmeti,
- Ticari kurye kullanımının doğru şekilde beyan edilmesi,
- Elektrikli motosikletlerde batarya ve şarj ekipmanlarının kapsamı
özellikle kontrol edilmelidir.
Fabrika çıkışında standart olmayan çanta, koruma demiri, egzoz, navigasyon veya benzeri aksesuarların güvence altına alınabilmesi için poliçede ayrıca belirtilmesi gerekebilir.
Aracın tam hasara uğraması hâlinde ne ödenir?
Kasko sigortasında aracın tam hasara uğraması veya çalınması hâlinde, genel kural olarak aracın hasar tarihindeki rayiç değeri esas alınır.
Rayiç değerin hangi kaynağa ve hangi yönteme göre belirleneceğinin poliçede açıkça yazılması önemlidir.
Özellikle yeni araçlarda “yeni değer”, “sıfır araç koruması” veya benzeri teminatlar bulunabilir. Ancak bu teminatların aracın yaşı, ilk tescil tarihi, kilometresi ve hasarın gerçekleştiği süreye ilişkin özel şartları olabilir.
Poliçede “yeni değer” ifadesinin bulunması tek başına yeterli değildir. Teminatın hangi süre ve koşullarda çalıştığı kontrol edilmelidir.
Kasko tekliflerini nasıl değerlendiriyoruz?
Teklifleri yalnızca prim ve paket adına göre sıralamıyoruz.
Aracın marka ve modelini, yaşını, kullanım biçimini, yetkili servis ihtiyacını, parça tedarik koşullarını, sürücü profilini ve olası hasar büyüklüğünü birlikte değerlendiriyoruz.
Teklif çalışması sırasında;
- Ana ve ek teminatları,
- Servis ve parça uygulamasını,
- Muafiyetleri,
- İkame araç ve çekici şartlarını,
- Sel, dolu, deprem ve diğer doğal afet teminatlarını,
- Cam, anahtar, aksesuar ve mini onarım kapsamını,
- Rayiç değer ve yeni değer şartlarını,
- İMM ve manevi tazminat limitlerini,
- Elektrikli araç veya ticari kullanım nedeniyle ihtiyaç duyulan ek korumaları
karşılaştırıyoruz.
Amacımız yalnızca en düşük primi bulmak değil; hasar anında aracınıza ve kullanım ihtiyacınıza uygun şekilde çalışacak poliçeyi belirlemektir.
Hasar olduğunda ne yapmalısınız?
Hasar sonrasında öncelikle can güvenliğini sağlamalı ve zararın büyümesini önleyecek makul tedbirleri almalısınız.
Olay yerini, araçların konumunu ve meydana gelen hasarı farklı açılardan fotoğraflamanız önemlidir. Gerekli durumlarda kaza tespit tutanağı düzenlenmeli veya kolluk kuvvetlerine haber verilmelidir.
Aracı servise bırakmadan, çekici çağırmadan veya onarıma başlamadan önce poliçedeki servis ve asistans şartlarının kontrol edilmesi sonradan yaşanabilecek uyuşmazlıkları azaltır.
Hasarın sigorta şirketine gecikmeden bildirilmesi, eksper sürecinin takip edilmesi, servis ve parça onaylarının kontrol edilmesi ve ikame araç talebinin doğru zamanda açılması gerekir.
Biteklifgönder olarak sorumluluğumuzu poliçenin düzenlenmesiyle sınırlı görmüyoruz. Hasar dosyasının açılmasından aracın teslimine veya tazminatın ödenmesine kadar süreci takip ediyor; servis, eksper, sigorta şirketi ve asistans firması arasındaki bilgi akışını yönetiyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Full Kasko veya Altın Kasko en geniş kapsamlı poliçe midir?
Bu isimler tek başına poliçenin kapsamını göstermez. Sigorta şirketlerinin paket adları farklı olabilir. Karar verirken poliçenin Dar Kasko, Kasko, Genişletilmiş Kasko veya Tam Kasko türlerinden hangisi olduğu ve içerdiği teminatlar birlikte değerlendirilmelidir.
Aracımı istediğim serviste onarabilir miyim?
Bu hak poliçedeki servis seçimine bağlıdır. Bazı poliçeler yetkili servis veya sigortalının tercih ettiği serviste onarıma izin verirken bazıları yalnızca sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu servislerde geçerli olabilir.
Hasarda mutlaka orijinal parça mı kullanılır?
Hayır. Poliçede hasarın orijinal, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parçayla giderileceğine ilişkin şartlar bulunabilir. Teklif aşamasında parça uygulamasının kontrol edilmesi gerekir.
Sel ve dolu hasarları her kasko poliçesinde karşılanır mı?
Hayır. Sel, su baskını, dolu, deprem ve fırtına gibi risklerin kapsamı seçilen ürün ve ek teminatlara göre değişebilir. Poliçede açıkça yer alıp almadıkları kontrol edilmelidir.
Elektrikli aracın bataryasında meydana gelen her hasar karşılanır mı?
Hayır. Bataryanın teminatlı bir kaza, yangın veya sel sonucunda zarar görmesiyle iç arıza, üretim kusuru, eskime veya kapasite kaybı aynı şekilde değerlendirilmez. Hasarın nedeni ve poliçedeki elektrikli araç teminatları belirleyicidir.
Kasko teklifinizi birlikte değerlendirelim
Paket adına veya yalnızca poliçe primine bakmak yerine, aracınızın hasar anında hangi serviste, hangi parçayla ve hangi şartlarla onarılacağını birlikte değerlendirelim.
Mevcut kasko poliçenizi veya aldığınız teklifi bizimle paylaşın; servis ve parça uygulamasını, muafiyetleri, ikame araç şartlarını, İMM limitini ve poliçenin hasar anında nasıl çalışacağını birlikte inceleyelim.
Poliçeden önce risk. Hasardan önce yönetim.
English
عربي
Deutsch
Русский